30 Mart 2016 Çarşamba

Bir Gözlemci



Kıvırcık kısa saçları, bembeyaz teniyle her zaman olduğu gibi en ön sırada oturuyor. Elinin çenesinde oluşu derin düşüncelere daldığı hissi uyandırıyor. Kafasından geçenlerin yoğunluğu havanın soğukluğunu hissettirmiyor gibi çünkü incecik, yeşil bir kazak var üzerinde. Düşüncelerini toparlamayı başarmış olacak ki, kalem elinde bir öne bir arkaya gidip gelmeyi bırakıp, incecik eliyle kağıda bir şeyler yazmaya başladı. Şimdi ise bir ayağı tahta masanın demirinde, önündeki kağıda iyice gömüldü. Sol eli kumral kıvırcık saçlarının arasında geziniyor. Ben yalnızca yoğun düşüncelere daldığım zaman gezdiririm ellerimi saçlarımda. İçten içe merak ediyorum "Acaba ne düşünüyor?" diye. Yeni boyanmış duvarın kokusu ağır basmış olmalı, saçlarının kokusunu duyumsamaya çalışıyorum, olmuyor. Dışarıdan gelen inşaatın sesi rahatsız etmiş olacak ki iyice gömüldü önündeki kağıda. Uzun bir süre geçiyor aradan ve kağıdı katlayıp çıkıyor sınıftan. Arkasından bakakalıyorum öylece kağıda ne yazdığı düşüncelerinin arasında.

1 yorum:

  1. Neden böyle dalgındın, bunu anlatsan sanki bir kaybın olur muydu?

    YanıtlaSil