Asırlar önce Ankara şehrini kuran Frigya Kralı Midas, antik çağlardan günümüze taşınan bir efsaneye konu olur.
Efsane, Kral Midas ve ilah Baküs arasında geçmektedir. Kral Midas Baküs'e bir iyilik yapar ve Baküs'ü zor bir durumdan kurtarır. Bunun üzerine Baküs, Kral Midas'a "Dile benden ne dilersen!" der. Kral Midas bütün açgözlülüğüyle ve bitmek bilmeyen hırsıyla cevaplar: "Ey Baküs! Tuttuğum her şey altına dönüşsün." İlah Baküs bunu duyunca çok şaşırır, fakat Kral Midas'ın iyiliğini karşılıksız bırakamaz ve Midas'ın dileğini yerine getirmek zorunda kalır.
Kral Midas, her tuttuğunun altına dönüştüğünü görünce heyecandan delirir. Mutlulukla eve döner ve evdeki kapının, taşların, kadehlerin, elbiselerin, tabakların altına dönmesini sevinçle izler. Sevinçten havalara uçan Kral, hizmetçilerine bir ziyafet sofrası hazırlatır. Fakat Kral Midas'ın sevinci yarım kalır. Sofrada neye elini uzatsa altına dönüşür. Günler geceler boyunca ne zaman bir yiyeceğe dokunsas altına dönüşür. Kral sonunda açlıktan bayılacak hale gelir.
Bunun üzerine Kral Midas açgözlülüğünü fark eder ve pişman olur. Hemen Baküs'ün yanına gider: "Ey Baküs! Ben çok büyük bir hata yaptım. Her dokunduğum altın olsun istedim fakat şimdi hiçbir şey yiyemiyorum. Ne olur beni kurtar." der. Baküs Midas'ın haline üzülür, onun gerçekten pişman olduğuna inanır ve ona yardım etmeye karar verir. "Hemen git ve Gediz Nehri'nde yıkan. O zaman bu lanetten kurtulacaksın." der. Kral Midas bunu duyunca koşarak Gediz Nehri'ne gider, yıkanır ve sonunda lanetten kurtulur.
Kral Midas ve ilah Baküs arasında geçenen bu efsanenin Hacettepe civarlarında yaşandığı düşünülür.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder